İç mimarlık bölümü nasıldır?

 

İç mimarlık bölümü hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?

Sanata, özgünlüğe ve yaratıcı düşünceye önem veren öğrencilerimizin çoğunun üniversitede okumak istedikleri bir bölüm olan iç mimarlık, çağdaş bilgi ve teknolojiyle birlikte iç mekan tasarımının vazgeçilmez bir meslek grubudur. Üniversitede iç mimarlık bölümünün öğrenim süresi 4 yıl olmakla birlikte, bu bölüme MF-4 puan türünden girilebiliyor. Dersler genel olarak proje ödevleriyle geçiyor ve öğrencilerin sınıfta kazandıkları teorik bilgiyi pratiğe dönüştürmeleri bekleniyor.  Genel itibariyle iç mimarlık bölümünde okumak isteyen öğrencilerden beklenen özelliklerden birisi; çok iyi bir çizim yeteneğine sahip olması ve görsel açıdan zengin bir hayal gücüyle bu özelliğini birlikte  pekiştirmesidir.

İç mimarlık bölümü

Mezun olduktan sonra ister  icmimarizmir.com gibi özel bir mimarlık şirketinde çalışmaya başlayabilirsiniz ya da kendinize özel bir ofis açarak iyi bir kariyer başlangıcı yapabilirsiniz. Türkiye’de Mimar Sinan Üniversitesi’nde olmakla birlikte birçok üniversitede  iç mimarlık bölümü vardır. 2015 senesinde ise Kocaeli Üniversitesi iç mimarlık bölümü bu alanda en çok tercih edilen program olmuştur.

 

Bölüm öğrencilerinin en çok şikayet ettikleri zorluklar nelerdir?

 

İç mimarlık bölümünde okuyan öğrencilerin en çok şikayet ettikleri zorluklardan birisi derslerin çok yoğun geçmesi ve üniversite hayatından sosyal yaşama zaman ayıramamalarıdır. Bu yüzden birçok öğrenci gecelerini ders çalışarak  geçirir ve sabahlayarak uykusuz kalırlar. Bir diğer zorluk ise, derslerde ve proje ödevlerinde kullanın materyallere harcanan paralardır. Ailelerine ekonomik anlamda yük olmak istemeyen öğrenciler de bu yüzden çalışarak bütçelerine katkıda bulunmak isterler.

Fitness Nedir?

Fitness; bir spor olarak formu korumak amacıyla yapılan egzersizler bütünüdür. Aletli veya aletsiz olarak yapılan bütün egzersiz hareketleri fitness alanına girer. Fitness programları eğitimciler tarafından zayıflama tekniklerinden birisi olarak görüldüğü için bu programlar her birey için farklı amaçlar doğrultusunda farklı programlar şeklinde verilir.

Kilo vermek amacıyla uygulanan fitness programları

Kilo vermek amacıyla uygulanan fitness programları her bireyin kilo, yaş,cins durumuna göre farklı beslenme ve egzersiz programları içerir. Fitness çalışmaları yapmadan önce genel sağlık kontrolünden geçerek diyabet, troid, tansiyon, kalp damar hastalıkları ve kalp hastalıklarının olup olmadığı iyice araştırılmalıdır. Evde fitness ve spor salonlarında fitness aktivitelerine katılabilirsiniz. Spor/fitness salonlarında sizlere uzman eğitmenler bir egzersiz ve beslenme programı hazırlayacaklardır. Kilo vermek amacıyla uygulanan fitness programları ister spor salonlarında isterse evde fitness home programları uygulanarak yapılabilir. Bu tür programlar ilk hafta ısınma hareketleri ile başlar. Fitness salonları genellikle 2 ayrı salondan oluşurlar. Kardio çalışabileceğiniz alan ve kas yapma alanı olarak bilinen çok çeşitli ağırlık çalışmaları yapılan alanlar…

fitness

Fitness salonuna kaydolduğunuzda amacınız fazla kilolarınızdan kurtulmaksa büyük ihtimalle ilk ay yapacağınız aktiviteler şöyle olacaktır.

Birinci Hafta her gün :

  • 20 dakika bisiklet
  • 15 dakika mola
  • 15 dakika koşu bandı
  • Sauna ya da buhar odası
  • duş

İkinci Hafta her gün:

  • 30 dakika bisiklet
  • 15 dakika mola
  • 25 dakika koşu bandı
  • Sauna- buhar odası
  • duş

Üçüncü hafta her gün:

  • 30 dakika bisiklet( 2 tur)
  • 15’er dakika mola
  • 25 dakika koşu bandı ( 2 tur)
  • Sauna- buhar odası
  • duş

İkinci ay:

  • 30 dakika bisiklet ( 2 tur ) toplam 60 dakika
  • 30 dakika dinlenme
  • 25 dakika koşu bandı ( 2 tur) toplam 50 dakika
  • Kas geliştirme alanındaki aletler( yay, mekik, ağırlık çalışması vs..)

Üçüncü ay:

Bu ayda zamanınızın çoğunu eritmek istediğiniz bölgenizdeki yağları eritmek için çeşitli aletlerle geçireceksiniz. Bu ayın sonuna kadar beslenmenize de dikkat etmişseniz en az 15 kg vermiş olmanız gerekir.

 

 

Neden Kilo Alırız?

Hiçbir ciddi hastalığımız olmadığı halde sağlıksız ve dengesiz beslenme, hareketsiz yaşam, stresle başa çıkmak için yemek tüketimine olan meyil; hızla kilo almamıza sebep olur. Bu süreçte fazla kilo aldıkça çeşitli hastalıklara davetiye göndermiş oluruz. Kalp damar hastalıkları, diyabet hipertansiyon gibi ciddi ve kronik hastalıklara yakalanmamız için gerekli zemini hazırlamış oluruz. Profesör Dr. Metin Özata yakabileceğimizden daha fazla gıda almamızın kilo almamıza neden olduğunun altını çiziyor. Fast-food türü yemek alışkanlığının bir an önce terkedilmesi gerekir. Bir salgın gibi yayılan ve günümüzün modern insanının başına bela olan Obezite aşırı beslenme ve hareketsiz yaşamın bir sonucudur. Psikolojik sorunlar, hormon bozuklukları, tiroid bezi yetmezliği de kilo almamıza neden olan faktörlerdir

Kilo aldırıcı besinler

Asitli içecekler, yağlı yiyecekler, aşırı yemek tüketimi abur cubur ve hareketsiz yaşam kilo almamızı tetikleyen olumsuzluklardır. Genç yaşta hareket kabiliyeti kısıtlılığı estetik görünümde bozukluk gibi olumsuzluklara sebep olan fazla kilolar zamanla ciddi hastalıklara sebep olurlar. Kilo aldırıcı besinler olarak işlenmiş yiyecekler, şeker mamulleri ve un mamullerini örnek verebiliriz. Pastalar, börekler, baklava kadayıf kızartmalar, yağlı etler, sucuklar, patates kızartması, buğday ekmeği, kola gibi yiyecek ve içecekler hızlı kilo almamıza neden olan zararlı besinlerdir. Karbonhidratlı tüm besinler vücut tarafından harcanmadığında yağ olarak depolanırlar. Henüz genel sağlığımız bozulmamışken bir an önce fazla kilolarımızdan kurtulmamız hem bize fit bir görünüm kazandıracak, hem hareket özgürlüğümüzü yeniden kazandıracak hem de sağlığımızı koruyacaktır.

Egzersiz yapmak

Aletli veya aletsiz egzersizler bütünü olan fitness fazla kiloların atılması için çeşitli egzersiz programlarının yanı sıra beslenme programlarını da içerir. Söz gelimi günde 1 saat egzersiz ve dengeli beslenme sağlıklı kilo vermek için yeterli iken; günde 2 saat egzersiz ve aşırı beslenme kilo vermenize yardımcı olmayacaktır. Bu nedenle fitness programları sadece egzersiz yapmaya yönelik programlar değildir.

 

Etkili Zayıflama

Yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde tüm kış boyunca biriktirdiğimiz yağlarımızdan kurtulmak için çeşitli diyet programları ve fitness programlarına ihtiyaç duyuyoruz… Bu zayıflama diyetleri sağlıklı zayıflama için de oldukça önemlidir arkadaşlar. Etkili bir şekilde zayıflamak istiyorsanız mutlaka bir diyetisyen doktoruna başvurmalısınız diyebiliriz arkadaşlar.

Sonuçta “can boğazdan gelir!” atasözünün geçerliliğini kaybettiği bir çağda yaşıyoruz .Ama artık can boğazdan gelmiyor. Can boğazdan çıkıyor. Hareketsiz yaşam stili fast-food yiyeceklere olan aşırı bağımlılığımız yüzünden ihtiyacımız olmayan ve estetik görünümümüzü bozan, hareket kabiliyetimizi kısıtlayan ve sağlığımızı tehdit eden fazla kilolardan kurtulmak ve etkili zayıflama için çeşitli yollara başvuruyoruz…

Çoğumuz günün büyük bir bölümünü fitness salonlarında geçirerek aşırı kilolardan kurtulmak için insanüstü bir çaba harcıyor… Bazılarımız ise çaba harcamadan kolayca kilo vermek amacıyla zayıflama haplarına saldırıyor.

Zayıflamamız için her gün yeni diyet paketleri öneriliyor. Bu diyet programlarından bazıları hiçbir işe yaramazken bazıları gerçekten de kilo verdiriyor.

Fazla kilolardan kurtulmanın tüm aşırı kilolara sahip olanların temel hedefi olduğunun farkındayız. Ama öncelikle fazla kiloların neden alındığı konusunun araştırılması gerekir.

Kötü beslenme, psikolojik bozukluklar, depresyon, aşırı yemek yeme, hareketsiz yaşam, fazla alkol tüketimi, fastfood yiyeceklere olan bağımlılık, asitli içeceklerin tüketimi, karbonhidrat ağırlıklı kötü beslenme çok çabuk kilo aldıran faktörlerdir.

kilo vermek

Bizi çirkinleştiren, hareket kabiliyetimizi kısıtlayan ve sağlığımızı tehdit eden fazla kilolardan kurtulmak için çeşitli diyetleri başvuruyoruz. Çoğumuz günün büyük bir bölümünü fitness salonlarında geçirerek aşırı kilolarından kurtulmak için insanüstü bir çaba harcıyor… Bazılarımız ise çaba harcamadan kolayca kilo vermek amacıyla zayıflama haplarına saldırıyor.

Her gün yeni ve birbirinden farklı çeşitli diyet programları öneriliyor. Bu diyetlerden bazıları işe yararken bazıları da hiçbir işe yaramıyor. Şu nokta unutulmamalıdır ki; gerçekten isteyen ve azmeden herkes fazla kilolarından kurtulabilir.

Kilo vermek için gerekli olan şey; kararlı olmaktır. Kilo verme isteği azim ve kararlılıkla desteklendiğinde sizi bekleyen kısa bir sürece girersiniz. Sadece 3 ay içinde tüm aşırı kilolarınızdan tamamen kurtulmanız mümkün.

Temel formül şudur: Az al, çok ver!

Yukarıdaki formül tüm diyetlerin fitness uygulamalarının zayıflama haplarının temelini oluşturur. Az yemek yerseniz ve çok spor yaparsanız size kilo aldıran kalori dengesini değiştirirsiniz. Söz gelimi 3000 kalori alıp 2000 kalori harcadığınızı düşünelim. Bu durumda 1000 kalori size kilo olarak geri dönecektir. Bu ölçü gittikçe kilo almaya başlayan birinin farkında olmadan uyguladığı ölçüdür. Şimdi bunu değiştirelim: 3000 kalori alıp 5000 kalori harcamak! İşte bu ölçü size kilo verdirecek ölçüdür. Bu sistemde her şey tamamen kalori alıp-verme dengesine göre çalışıyor.

Az Almak için ne yapmalıyım?

Yapacağınız iş çok basittir. Az yemek yemek… Porsiyonlarınızı küçültmeye başlayın ve bunu yaparken 3 ay sonraki ince ve fit görünümünüzü hayal edin. Size verdiğimiz bu öneri çok etkili bir motivasyon sağlar.

az yemek yemek

İkinci olarak; her yemekten önce mutlaka aynanın karşısına geçin ve aynada gördüğünüz kişinin olmak istemediğiniz kişi olduğunun farkındalığını kazanın!..

Bu yöntem iştahınızı kesecek etkili bir yöntemdir. Her yemekten önce bu yöntemi uygulayın.

Üçüncü olarak; yemek yerken sadece yemek yiyin! Bu cümleyi biraz açalım; yemek yerken düşüncelerinizin başka alanlara kayması, yiyip içtiğiniz her şeyin ölçüsünü kaçıracaktır. 2 tabak yemek yediğiniz halde doymamış olabilirsiniz. O nedenle yemek yerken dışarıdaki dünyayı ve sizi bekleyen işleri unutun. Sadece yemekle ilgilenin…

Dördüncü olarak; yavaş yavaş yiyin!.. Arkanızdan sizi kovalayan yok.5 dakikada büyük lokmalar yutmak kilo almanıza neden olacaktır. Mideniz zarar görecektir. Yediğiniz her lokmayı uzun uzun çiğneyin ve küçük lokmalar yiyin…

Beşinci olarak; kesinlikle yemek arasında su içmeyin! Yemek arasında su içmek; midenizi büyütecektir. Büyük mide büyük porsiyonlarla dolar.

Son olarak; sofradan tamamen tok kalkmayın ve midenize bir iyilik yapın. Bırakın mideniz yediklerinizi sindirmek için çalışma alanı bulabilsin…

Çok vermek için ne yapmalıyım?

Bu sorunun cevabını hepiniz bilirsiniz. Çok vermek için çok egzersiz yapmanız gerekir. Her fırsatta yaşamınıza hareket katın. Yapacağınız her hareket daha fazla kalori harcamanız demektir.

Diyabet Nedir?

Diyabet; halk arasında bilinen adıyla şeker hastalığı demektir. Bu makalemizde yaşamımızı tehdit eden, damar sertliğine sebep olan ve ömür boyu tedavi gerektiren sinsi bir hastalık olan diyabet hastalığı hakkında bilgi vermek istiyoruz…

Bilindiği gibi vücudumuzda pankreas adında bir organımız (bezimiz) vardır. Kan şekerini düzenleyici hormonları salgılayan pankreas bezi aslında insülin salgılar. İnsülin yediğimiz gıdalarda glukoza dönüştürülen besinlerin hücreye girmesini sağlayan en önemli hormonlardan biridir. İnsülin salgılanması ile besinlerdeki parçalanan glukoz kanın içinde dolanmaya başlar ama hücrelere giremez.

İşte bu durumda şeker hastalığı ortaya çıkar. Yemek yediği halde kendini uyuşuk, yorgun, sinirli ve hiç yemek yememiş gibi hisseden şeker hastalarının bu durumda olmalarının en büyük sebebi kanın içinde bulunan glukozun hücrelere girişini sağlayacak yeterli insülin hormonunun pankreas tarafından salgılanamamasıdır. Bir organda meydana gelen herhangi bir hasar bütün vücudumuzun sistemini bozmaktadır. Kan içinde bulunan şeker kalp damarlarımızı sertleştirmeye başlar. Kalp damarlarının sertleşmesi kalbin yeterince kan pompalayamamasına sebep olur ve en basit haliyle kalp krizi geçirmenin işten bile değildir.

Diyabet( şeker hastalığı) belirtileri nelerdir?

Diyabet  belirtileri fazla yemek yeme alışkanlığının başlaması, iştahın açılması, çok fazla su tüketmek, geceleri çok fazla idrara çıkma, cilt kuruması, vücutta oluşan yaraların geç iyileşmesi, bulanık görmeye başlama, yemeklerden sonra hissedilen aşırı halsizlik sinirlilik hali gibi belirtilerdir. Genel olarak anne ve babanızda diyabet hastalığı var ise büyük ihtimalle sizde de bu hastalık baş gösterecektir. Hastalığa yakalanmamak için düzenli egzersiz yapmak, aşırı kilolu olmaktan kaçınmak gerekiyor. Şeker hastalığı birçok ölümcül hastalığı tetikleyen ve ölünceye kadar ilaçla tedavi gerektiren, yaşam kalitemizi bozan bir hastalıktır…

Şeker hastaları kan sıvılarındaki şekerin hücreye geçmesine yardımcı olan insülinin fazla salgılanması nedeniyle kan sıvılarında biriken şekerin damar tıkanıklıklarına sebep olması gibi tehlikeli durumlarla karşılaşırlar.

Özellikle kılcal damarlarda tıkanmalar her an gerçekleşebilir. Göz damarları çok hassas kılcal damarlarla donatılmıştır. Bu nedenle şeker hastalığının ilk imha edici etkisi göz damarlarımızda baş gösterebilir. Bu cepheden saldıran şeker hastalığı daha da tehlikeli olarak kılcal beyin damarlarını tıkayabilir. Şeker hastalığı nedeniyle böbreklerde meydana gelen arızalar yüksek tansiyon hastalığını başlatır.

Şeker hastalığı ciddi şekilde hayata tutunan yaşamı seven insanların ömrünü kısalmaz uzatır.

Bunun basit bir nedeni vardır; şeker hastalığına yakalanan insanlar farklı bir yaşam tarzı benimsemek zorunda olduklarını tam olarak idrak ederler ve tükettikleri besinlere daha fazla dikkat etmeye başlarlar. Egzersiz hareketlerine mutlaka gün içerisinde belirli zamanlarda programlar yaparak zaman ayırırlar. Bu nedenle normal insanlardan daha uzun süre yaşayabilirler… Şeker hastalığı dikkat bakım gerektiren bir hastalıktır. Fakat insan iradesi yeterince güçlü olduğunda bu hastalık insanı öldürücü değil yaşatıcı olmaya başlar. Kendine çok fazla dikkat etmeye başlayan şeker hastası egzersizlerini zamanında yapmaya başlar sigara ve alkol tüketimi tamamen keser, şekerli tuzlu ve yağlı yiyeceklerden uzak durur. Kalbiyle dost bir yaşam sürmeye başlar. Şeker hastalarının yemek menüsü normal insanlara göre çekilmez gelse de bir süre sonra şeker hastalığı şekersiz yağsız ve hatta tuzsuz yiyeceklere alışmaya başlarlar. Diyabet diyeti bu hastalık mücade ederken size çok faydalı olacak bir diyettir. Atalarımızın dediği gibi insan bir kaptaki suya benzer ve her kalıba girebilir. Bu nedenle şeker hastalığından korkmayın! Şeker hastalığı sizden korksun! İnsanın güçlü iradesi karşısında ayakta dimdik durabilecek hiçbir güç yoktur. Sağlıklı yaşam; hepimizin sorumluluğudur. Bize verilen bu emanet vücutla dünya üzerinde belirli bir süre yaşıyoruz. Emanete en iyi şekilde bakmak görevimizdir.